İçeriğe geç
Kardelen

Sokakların hikâyesi, yaşamın nabzı

Kişisel Gelişim

Aynı Anda Kaç Şeyi Değiştirmeli? Tek Değişkenle İlerlemek

Aynı anda birçok şeyi değiştirmek hangisinin işe yaradığını görünmez kılar. Bir seferde tek bir şeyi değiştirip sonucunu beklemenin pratik yöntemi.

Tayfun Ersöz 4 dk

Bir şeyleri düzeltmeye karar verdiğimizde çoğu zaman aynı anda birçok cepheden saldırırız. Erken kalkmaya başlarız, aynı hafta yeni bir çalışma programı kurarız, yemek düzenini değiştiririz, üstüne bir de akşamları kitap okuma sözü veririz. İlk birkaç gün her şey yolunda görünür. Ardından bir aksama olur ve elimizde sonuçtan çok bir karışıklık kalır. Ne iyi geldi, ne yordu, hangi değişiklik gerçekten fark yarattı; bunların hiçbiri belli değildir.

Aynı Anda Çok Şey Değiştirmenin Görünmeyen Bedeli

Aynı anda beş şeyi değiştirdiğinizde, sonuç ne olursa olsun elinizde yorumlanabilir bir bilgi kalmaz. Kendinizi daha iyi hissediyorsanız bunu hangisine borçlu olduğunuzu bilemezsiniz. Kötü hissediyorsanız neyi geri almanız gerektiğini kestiremezsiniz. İkinci bir bedel daha vardır: değişikliklerin her biri dikkat ve karar enerjisi ister. Beşi birden aynı güne yığıldığında toplam yük, tek tek toplamlarından daha ağır gelir ve genelde en zayıf halka koptuğunda hepsi birden düşer.

Tek Değişken Kuralı Ne Anlama Gelir

Kural basittir: bir dönemde yalnızca bir şeyi değiştirin, gerisini olabildiğince sabit tutun. Sabit tutmak, hayatın geri kalanını dondurmak demek değildir; bilinçli olarak başka bir yeniliğe kalkışmamak demektir. Akşam yürüyüşü ekliyorsanız o hafta uyku saatinizle, kahve düzeninizle, iş yükünüzle oynamayın. Böylece iki hafta sonra fark ettiğiniz değişikliği makul bir güvenle o yürüyüşe bağlayabilirsiniz. Bu, bilimsel bir kesinlik vaadi değil, kendi hayatınızda daha az kör noktayla ilerleme yöntemidir.

Değiştirilecek Şeyi Doğru Tanımlamak

Çoğu deneme, değişkenin bulanık tanımlanması yüzünden başarısız olur. "Daha düzenli olacağım" bir değişken değildir; ölçülemez, sınırı yoktur, ne zaman uygulandığı belli değildir. Bunun yerine "akşam işten döner dönmez çantamı boşaltacağım" gibi tek bir davranışa inin. İyi tanımlanmış bir değişkenin üç özelliği vardır: nerede uygulanacağı bellidir, ne zaman uygulanacağı bellidir ve gün sonunda "yaptım" ya da "yapmadım" diye net cevaplanabilir.

Ne Kadar Süre Beklemeli

Tek günlük izlenimler yanıltıcıdır. Bir değişikliğin etkisini görmek için, o değişikliğin doğal ritmine uyan bir süre gerekir. Günlük tekrar eden bir davranışta iki hafta genelde yeterli bir gözlem penceresi verir. Haftada bir yapılan bir şey içinse bir ay bile kısa kalabilir. Bu sürenin içinde kötü geçen bir gün olması, değişikliğin işe yaramadığı anlamına gelmez; tek bir günün gürültüsü ile genel eğilimi ayırmak, bu yöntemin en çok sabır isteyen tarafıdır.

Neyi, Nasıl Not Almalı

Karmaşık bir takip sistemine gerek yok. Tek bir defterde ya da telefonun not uygulamasında, her akşam iki satır yeterlidir: değişikliği uyguladım mı, gün genel olarak nasıl geçti. İkinci satırı üç kelimeyle geçmek serbesttir. Amaç veri yığmak değil, iki hafta sonra geriye dönüp baktığınızda hafızanın süslemesine mahkûm kalmamaktır. Hafıza, son iki günü tüm döneme yayma eğilimindedir ve bu yüzden en sadık şahit değildir.

Sonucu Okurken Yapılan Yaygın Hatalar

Birincisi, sonucu daha en baştan bilmek istemektir. Değişikliğe inanan biri iyi giden günleri, inanmayan biri kötü giden günleri daha çok hatırlar. İkincisi, aynı dönemde hayatta başka büyük bir şey değiştiğini görmezden gelmektir. Yoğun bir iş haftası, hastalık ya da taşınma gibi bir olay varsa o dönem geçerli bir gözlem sayılmaz. Üçüncüsü, işe yaramayan bir denemeyi kişisel bir başarısızlık olarak okumaktır. Denemenin görevi bilgi üretmektir; olumsuz sonuç da bilgidir.

İşe Yaramayanı Bırakabilmek

Tek değişkenli çalışmanın en değerli tarafı, bırakmayı kolaylaştırmasıdır. Beş şeyi birden değiştirmiş biri, hiçbirini bırakamaz; çünkü hangisinin faydalı olduğundan emin değildir ve hepsine birden yatırım yapmıştır. Tek şeyi denemiş biri ise iki hafta sonunda net bir kararla ilerleyebilir. Fayda görmediyse siler ve yerine başka bir şey koyar. Bu, iradeyle değil düzenle ilerlemektir ve uzun vadede çok daha az yıpratır.

Denemeleri Sıraya Koymak

Yapmak istediğiniz on değişiklik varsa hepsini bir listeye yazın, sonra sıraya dizin. Sıralamada iki ölçüt işe yarar: hangisi en az çabayla uygulanabilir ve hangisi diğerlerinin önünü açar. Uykuyla ilgili bir düzenleme, çoğu zaman kendinden sonra gelen her şeyi kolaylaştırdığı için başa konur. Liste, unutulmuş fikirleri de saklar; sırası gelmediği için ertelenmiş bir madde, kaybolmuş bir niyetten farklıdır ve aylar sonra çok daha uygun bir zamanda hayata geçebilir.

Küçük Değişikliği Küçümsememek

Tek değişkenle ilerlemek yavaş görünür. Ayda bir değişiklik, yılda on iki eder ve bu sayı hedef listesinin yanında mütevazı kalır. Ama on iki değişikliğin hepsinin denenmiş, ölçülmüş ve gerçekten işe yaradığı için tutulmuş olması, kâğıt üstünde kalan otuz maddelik bir plandan kıyaslanamayacak kadar sağlamdır. Kalıcı olan, büyük ilan edilmiş dönüşümler değil, sessizce yerleşmiş ve artık düşünmeden yapılan küçük düzenlemelerdir.

Kendinizi değiştirmek isterken elinizdeki en kıt kaynak zaman değil, dikkattir. Dikkati tek bir noktaya vermek, aynı anda her yere serpiştirmekten hem daha rahat hem de daha öğreticidir. Bir sonraki değişiklik fikri geldiğinde onu hemen uygulamak yerine listeye yazmayı deneyin; sırası geldiğinde, gerçekten neyin işe yaradığını ayırt edebilecek durumda olursunuz.