Bu hafta emtia piyasalarında, Orta Doğu'daki artan jeopolitik risklerin enerji arzı ile taşımacılık yolları üzerindeki etkilerine dair endişeler ve ABD'de açıklanan makroekonomik veriler belirleyici bir rol oynadı. Ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarına yönelik beklentiler de piyasalarda önemli bir etkendir.
Orta Doğu'daki jeopolitik gerginlikler ve bölgede meydana gelen olaylar, piyasa dinamikleri üzerinde etkisini sürdürmeye devam ediyor. Bu gelişmelerle birlikte açıklanan makroekonomik veriler, yatırımcıların dikkatini çekiyor.

Bu çerçevede, ABD’de Şubat ayı için tüketici fiyat endeksi aylık bazda yüzde 0,3 ve çekirdek enflasyon ise yüzde 0,2 artış gösterdi. Bu veriler, enflasyonun kontrollü bir seyir izlediğini düşündürse de, yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının savaş sebebiyle gelecekte enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği yönündeki kaygılar, emtia piyasalarında fiyatlamaları önemli ölçüde etkiledi.
Fed, politika faizini beklentilere uygun bir şekilde yüzde 3,50-3,75 aralığında korudu. Fed Başkanı Jerome Powell, artan enerji fiyatlarının kısa vadede toplam enflasyonu artırabileceği, ancak bu etkinin büyüklüğü ve süresinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
Diğer yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) faiz oranlarını sabit tutarken, bu bankalar artan enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler yaratabileceğine dikkat çekti.

ECB, bu yıl için enflasyon tahminini yukarı revize ederken, BoE, enflasyonist risklerin devam etmesi durumunda ek sıkılaştırma yapma ihtimalini gündeme getirdi. BoJ ise enerji fiyatlarının kalıcı bir enflasyon baskısı oluşturması halinde gerekli adımları atabileceklerini belirtti.
Tüm bu gelişmeler, Fed'in yakın dönemde faiz indirimi beklentilerini zayıflatırken, ABD'deki tahvil faizlerinde bir artışa neden oldu. Diğer büyük merkez bankalarından gelen sıkı para politikası sinyalleri ise dolar endeksinin yükselişini kısıtladı.
ABD-İsrail ile İran arasındaki devam eden çatışmaların kısa sürede sonlanacağına dair umutların azalması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki tehditlerin sürmesi, piyasalarda risk algısının yüksek düzeyde kalmasına sebep oldu. Bu olayların neticesinde, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,39 seviyesinde kapatırken, dolar endeksi yüzde 0,7'lik bir düşüşle 99,6 seviyesinde tamamlandı.

GÜVENLİ LİMAN TALEBİ ZAYIFLIYOR
Orta Doğu'daki olayların yarattığı güvenli liman talebine rağmen, ABD'de faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde kalacağına dair beklentiler ve güçlü bir dolar endeksi, değerli metaller üzerinde baskı yaratıyor.
Altının onsu, 5 bin 44,6 dolara kadar yükselmesine rağmen, yukarıda bahsedilen gelişmelerin etkisiyle bu haftayı yüzde 10,45 değer kaybıyla 4 bin 495 dolardan tamamladı. Aynı süreçte gümüş unsurları da altınla paralel şekilde olumsuz bir görünüm sergiledi. En yüksek 82,6 dolara ulaşan ons gümüş, haftayı yüzde 15,7 değer kaybıyla 67,9 dolardan kapattı. Diğer değerli metallerden paladyum, yüzde 9,3, platin ise yüzde 4,8 azalma gösterdi.

BAZ METALLERDE KÜRESEL BÜYÜME ENDİŞELERİ
Baz metallerde, küresel ekonomik iyileşmeye dair temkinli bir görünüm ve sıkı finansal koşulların devam edebileceğine yönelik kaygılar, fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında bakıldığında, bakır yüzde 6,5, çinko yüzde 6,7, alüminyum yüzde 6,5 ve nikel yüzde 2,5 değer kaybederken, kurşun ise yüzde 0,3 değer kazandı.

Brent petrol fiyatları, enerji altyapılarına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin etkisiyle olumlu bir seyir izledi. Hafta içinde en yüksek 113,7 dolara, en düşük ise 96,9 dolara ulaşan Brent petrol, haftayı yüzde 6,8 değer kazanarak 107,9 dolardan tamamladı.
Analistler, enerji piyasalarındaki fiyatlamaların, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin ne derece normale döneceği ve enerji altyapılarına yönelik saldırıların devam edip etmeyeceğinin belirleyici olacağını belirtti.

TARIM SEKTÖRÜNDE KARMAŞIK BİR GÖRÜNÜM
Tarım emtia piyasasında, enerji, gübre ve ulaşım maliyetlerindeki artış nedeniyle karışık bir fiyat seyri gözlemlendi. Orta Doğu'daki gelişmeler sonucunda gübre tedarikinde yaşanan aksamalar ve artan enerji maliyetleri, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yeni bir gıda fiyatı şoku endişesini artırdı.
Söz konusu durum, tarım ürünlerinde sadece arz maliyetlerini değil, geleceğe yönelik enflasyon tahminlerini de etkiliyor. Bu gelişmelerle birlikte, Chicago Ticaret Borsası'nda buğdayın fiyatı kile başına yüzde 2,9, soya fasulyesinin fiyatı yüzde 5,3, pirincin fiyatı yüzde 2,5 ve mısırın fiyatı ise yüzde 0,2 geriledi. ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında kahve fiyatları yüzde 9,1, şeker fiyatları yüzde 8,8 ve pamuk fiyatları yüzde 2,3 artarken, kakao ton başına yüzde 1,6 azalış gösterdi.